Konu: Seyahat › Gümrük
Pasaport Kontrolünde En Çok Kullanılan 10 İfade

Uçaktan inip pasaport kuyruğuna girdiğin an, yurt dışı yolculuğunun en gergin dakikalarından biri olabilir. Oysa pasaport kontrolünde konuşulan İngilizce aslında çok sınırlıdır: memur hep benzer soruları sorar, senden de uzun cümleler değil kısa ve net cevaplar bekler. Bu yazıda pasaport kontrolünde ve hemen ardından gümrükte en sık duyacağın ve kullanacağın 10 ifadeyi topladık. Her ifadenin Türkçesini ve ne zaman kullanıldığını bulacaksın; yazının ortasında ve sonunda da bu cümleleri kelimeleri sıraya dizerek kurabileceğin kısa alıştırmalar var.
Önce küçük bir hatırlatma: pasaport kontrolünde amaç sohbet etmek değil, memurun sorusuna doğru ve kısa bir cevap vermektir. Soruyu anlamadıysan tahmin etmek yerine tekrar etmesini rica etmek her zaman daha iyidir. Bunun nasıl söyleneceğini yazının sonunda bulacaksın.
Memurun soracağı sorular
Memurla konuşma genellikle pasaportunu istemesiyle başlar. Bu soruya cevap vermek için uzun bir cümleye gerek yok; pasaportu uzatırken söyleyeceğin kısa bir kalıp yeterlidir.
Can I see your passport?
Pasaportunuzu görebilir miyim?
Pasaportunu uzatırken Here you go. (Buyurun.) demen yeterli. Biniş kartını da isteyebilir: Here's my boarding pass.
Sıradaki soru neredeyse her zaman ziyaretinin amacıyla ilgilidir. Memur bu soruyu bazen Why are you visiting? ya da yalnızca Business or pleasure? diye de sorabilir.
What's the purpose of your visit?
Ziyaretinizin amacı nedir?
Tatildeysen I'm here on vacation., iş için geldiysen I'm here on business., bir toplantı ya da etkinlik içinse I'm here for a conference. diyebilirsin.
Cevabında "on vacation" ve "on business" kalıplarındaki on edatına dikkat et. Türkçede "tatil için" desek de İngilizcede for vacation yerine on vacation kullanılır.
How long are you staying?
Ne kadar kalacaksınız?
Süreyi kısaca söyle: For two weeks. ya da tam cümleyle I'm staying for ten days. Dönüş biletin hazırsa memur ayrıca Do you have a return ticket? diye sorabilir.
Where are you staying?
Nerede kalacaksınız?
Otelin adını söylemen yeterli: At the Grand Hotel, downtown. Bir yakınında kalacaksan With my sister. diyebilirsin. Rezervasyon belgen telefonunda açık olsun.
Memur bazen kiminle seyahat ettiğini de sorar: Are you traveling alone? Yalnızsan I'm traveling alone., ailenle birlikteysen I'm here with my family. diye cevap verebilirsin.
Bu cevapların hepsi aynı yapıyı kullanır: I'm here + amaç ya da kiminle olduğun. Bu kalıbı bir kez oturttuğunda farklı durumlara kolayca uyarlarsın.
Gümrükte kullanacağın ifadeler
Pasaport kontrolünden geçtikten ve bavulunu aldıktan sonra sıra gümrüğe gelir. Pek çok havalimanında yeşil (beyan edecek eşyası olmayanlar) ve kırmızı (beyan edecek eşyası olanlar) olmak üzere iki ayrı hat bulunur. Gümrük memuru da sana şu soruyu sorabilir: Do you have anything to declare?
I have nothing to declare.
Beyan edecek bir şeyim yok.
Gümrükte en çok kullanılan cümle budur. "Declare" burada "beyan etmek" anlamına gelir.
Neyi beyan etmen gerektiğinden emin değilsen, bunu sormaktan çekinme. Kurallar ülkeden ülkeye değişir; yiyecek, yüksek tutarda nakit para ya da değerli eşyalar için sorman özellikle önemlidir.
Do I need to declare anything?
Herhangi bir şey beyan etmem gerekiyor mu?
Belirli bir eşyayı soracaksan sona eşyanın adını eklersin: Do I need to declare food?
Bazı havalimanlarında pasaportunu nerede göstereceğini ya da hangi kuyruğa gireceğini bulmak kolay olmayabilir. Bir görevliye şöyle sorabilirsin:
Where do I show my passport?
Pasaportumu nerede göstereceğim?
Yanlış sırada beklediğini düşünüyorsan Is this the right line? (Doğru sıra bu mu?) diye de sorabilirsin.
Bazı ülkelerde giriş damgası otomatik olarak basılır, bazılarında basılmaz. Pasaportuna damga basılmasını istiyorsan:
Can you stamp my passport?
Pasaportumu damgalayabilir misiniz?
Kibar olmak için sona please eklemeyi unutma: Can you stamp my passport, please?
Son olarak, memurun söylediğini anlamadığında kullanacağın kurtarıcı cümle: Could you say that again, please? (Tekrar söyleyebilir misiniz, lütfen?) Daha yavaş konuşmasını istiyorsan Could you speak more slowly, please? diyebilirsin. Bu iki cümle, tahmin ederek yanlış cevap vermekten her zaman daha iyidir.
Sık yapılan üç hata
- Gereğinden uzun cevap vermek. "Ziyaretinizin amacı nedir?" sorusuna tatil planının tamamını anlatmana gerek yok. Kısa cevap hem memurun işini kolaylaştırır hem de yanlış anlaşılma ihtimalini azaltır.
- "For vacation" demek. Doğrusu on vacation ve on business kalıplarıdır.
- Süreyi "during" ile söylemek. "İki hafta boyunca" demek için for two weeks denir. During ise bir şeyin hangi zaman diliminin içinde olduğunu anlatır: during the flight (uçuş sırasında).
Kısa bir tekrar
Pasaport kontrolünü rahat geçmek için şu üç şeyi hatırlaman yeter:
- Memur genellikle aynı soruları sorar: pasaport, ziyaret amacı, kalış süresi, kalacağın yer.
- Kısa ve net cevap ver: I'm here on vacation. For two weeks. At the Grand Hotel.
- Anlamadığında tekrar etmesini iste: Could you say that again, please?
Bu ifadeleri yolculuktan önce birkaç kez yüksek sesle söylemek, kuyrukta beklerken içinin daha rahat olmasını sağlar. Gümrükle ilgili daha fazla cümleyle pratik yapmak istersen aşağıdaki bağlantıdan gümrük alıştırmalarının tamamına geçebilirsin. İyi yolculuklar!